Murat ile üniversiteden tanışıyorum (-Şükrü). Dost meclislerinde, atölyede, sanat okulu okumak üzerine, bu okulun gerekliliği, bize kattıkları-bizden aldıkları ve bu şehirde neler yapabiliriz üzerine çok konuşmuşluğumuz var. Murat bu şehirde sanatsal faaliyetler için çalışmış bir arkadaşımdır. Girişimcidir, hayalperesttir (idealisttir diyemiyorum bunu bir kaç yıl önce yitirdi sanırım :)
2012'de yazdığım ve Avrupa Birliği'nden maddi destek aldığım Atıktan Sanata projesinde bana çok yardım etti. 5.5 metre yüksekliğinde Truva Atı yapmıştık ve rastlayanlar varsa hatırlayacak; 8-9-10 Haziran'da Kongre Müzesi bahçesinde sergilemiştik, işte o atı Murat Sinan'ın eski atölyesinde yaptık.( proje fotoğraflarına buradan bakabilirsiniz, buradan da proje videosunu izleyebilirsiniz) Ona buradan ayrıca teşekkür ediyorum ve sizi sohbetle baş başa bırakıyorum. Keyifli okumalar...
Harika Şeyler Sanat-Tasarım Atölyesi
2012'de yazdığım ve Avrupa Birliği'nden maddi destek aldığım Atıktan Sanata projesinde bana çok yardım etti. 5.5 metre yüksekliğinde Truva Atı yapmıştık ve rastlayanlar varsa hatırlayacak; 8-9-10 Haziran'da Kongre Müzesi bahçesinde sergilemiştik, işte o atı Murat Sinan'ın eski atölyesinde yaptık.( proje fotoğraflarına buradan bakabilirsiniz, buradan da proje videosunu izleyebilirsiniz) Ona buradan ayrıca teşekkür ediyorum ve sizi sohbetle baş başa bırakıyorum. Keyifli okumalar...
Harika Şeyler Sanat-Tasarım Atölyesi
Murat Sinan Ağar
1985 – Sivas
-Murat seni biraz tanıyabilir miyiz ?
-Cumhuriyet Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim
bölümü mezunuyum. Sivaslıyım. Burada sipariş üzerine kara kalem ve yağlı boya resimler,
kalıcı geçici dövme, iç mimari dekoratif çalışmalar, yine sipariş üzerine
maketler ve özel üretim kişisel hediyeler yapıyoruz.
-Mesleğini seviyor musun ve kaç yıldır bu işi yapıyorsun ?
-Dört yıldır buradayım, buradan önce beş yıl kadar da eski
atölyemizdeydim. (ön yazıda değindiğim atölye orasıydı) Orada konsept farklıydı, üniversitelerin güzel sanatlar
fakültelerine hazırlık kursları, liselere hazırlık kursları veriyordum. Ama burada konsept söylediğim gibi.
İşimi çok seviyorum. Sevmezseniz yapılabilecek bir iş değil
zaten. Aşırı hassasiyet aşırı yoğunluk gerektiriyor, sürekli düşünmek gerekli,
sancılı bir iş bu. Sürekli üretim halinde, bedensel ve zihinsel olarak aktif olmanız
gerekiyor.
-Bu işi yapmasaydın, yapmak istediğin bir meslek var mı aklında ?
-Evet vardı; uzay bilimciliği :) Ya aslında balık baştan
kokar, bu şehrin çocuğusun, arka sokaklarında büyümüşsün, mümkün değil tabi
böyle bir hayal. Zaten sonradan kafama yerleşen bir şey bu uzay. Keşke bu işle uğraşsaydım dediğim
oldu.
-Bu şehri seviyor musun ? Sivas senin beklentilerini karşılıyor mu ?
-Sivas'ı sevmiyorum diyemem, aşığım da diyemem. Bizim sevgimiz mecburiyetten :)
Kısmen. Manevi açıdan hiçbir beklentimi karşılamadı Sivas.
Ama maddi açıdan tabi ki inkar edemem beklentimizi karşılıyor. Manevi açıdan
beklentimi karşılamıyor çünkü hissi boyutta çok fazla şey düşünüyorsunuz, sanat
yapıyorsunuz, kültürel faaliyet planlıyorsunuz, büyük büyük projeler
amaçlıyorsunuz, büyük mekanlarda büyük sergiler ne bileyim projeler
planlıyorsunuz ama Sivas’ta yapıp yapabileceğiniz şey sadece düşünmek oluyor.
Yani öyle ki düşüncenizin dahi köreldiği zamanlar oluyor. Düşünemiyorsunuz
bazen...
Bu şehir manevi yönden benliğini kimliğini yitirmiş bir
şehir. Yani zamanında Cumhuriyetin temellerinin atıldığı bu şehri dışarıdan
gelip gözlemleyen biri karar veriyor sonuca ulaşıyor zaten. Öyle bir başlangıcın
olduğu şehir şu anki durumunu hak etmiyor. Ama taşın toprağın suçu yok, insanın
yapısı ile alakalı. İnsan istediği zaman çölün ortasına okyanus yapar, ve bakıyorsun demek ki
Sivas’taki insanlar istemiyor :) Bu kadar göç veren bir şehir olamaz. Yanlış olmasın tam bilmiyorum ama Türkiye’de
altı milyon Sivas’lı var ve üç yüz bin Sivas'ın nüfusu var. Ki eminim bu üç
yüz binin yüz elli bini Sivas merkez doğumlu değildir herhalde, ilçeler ve köylerden gelenler :)
-Sivas’ta böyle sanatsal işlere değer veriliyor mu ?
-Yok! Çok küçük bir oran. Sivas'ın değer yargısı çok farklı.
Bazen bakıyorsunuz yığınla övgüler geliyor, yoğun bir şekilde tebrikler
teşekkürler geliyor, ee ama bu işin
illaki maddi boyutu var Dali’nin dediği gibi "para kazandırmayan sanata sanat
demem". Maddi durumu olmalı bu işin. Adam seni över teşekkür eder, tebrik
eder, yüceltir yüceltir ama madden hiçbir boyuta yaklaşmaz. Madden hiçbir yaklaşımı
yok, hatta orada bir yerme durumuna gidiyor. “Bu ne şimdi o kadar pahalı?”
mantığına gidiyorlar mevzu değişiyor :)
-Dövmeye nasıl bakılıyor Sivas’ta ? Çok yaptıran oluyor mu ?
-Ben dövme konusunda şaşırdım Sivas’ta. Dövme konusunda
baskıcı bir toplum yok. Dövme üzerine bir baskı, ön yargı ben görmedim, altmış
yaşındaki amcaya da yapıyoruz, 18 yaşındaki gence de. Dövme kültürü yok ama
dövmenin taşlandığını görmedim.
-Bu şehirde olmasan nerede olmak isterdin ? Buradan gitmeyi düşündün mü ?
-Sivas’tan gitmek bir mecburiyet, bir gerçek. Yaptığımız işe
verilen değerden ötürü gitmeyi düşünüyoruz. Akdeniz Ege kıyılarında daha
turistik bir yerlere gitmeyi istiyoruz. Muğla Milas taraflarına gideceğiz sanırım.
Mesela İstanbul’da da yaparız bu işi çok
ta iyi kazanırız ama orada da duygu yok. Tamamen sisteme yönelik çok hızlı,
sadece para kazanmaya yönelik al ver mantığı var ve ben bunu sevmiyorum.
-Mutlu olduğunu düşünüyor musun ?
-Mutluyuz, ama Sivas’ta çevremizle mutluyuz Sivas’ın verdiği
bir mutluluk yok. Bu mutluluğun sebebi eşinizin varlığı, ailenizin, dostlarınızın
varlığı ya da bu işin verdiği kaplumbağa kabuğu gibi içindeki varlığı. Ama
Sivas'ın verdiği bir mutluluk yok.
-Sivas'taki insanlar mutlu mu sence ?
-Hiç sanmıyorum. Bu biraz da yaş ile alakalı, yetmiş yaşına
gelmiş bir adam niye macera arasın. Ama gençler kesinlikle mutsuz. Sivas
öğrenci şehri, öğrenciden faydalanan esnaf mutlu ama öğrencinin kendisi mutlu
değil.
-Boş zamanlarında neler yapıyorsun ?
-Atölyenin dışında bir şeylerle uğraşıyoruz ama yine atölye
ile ilgili. Şu sıralar Sivas’ta meşhur korku evlerinin planlaması ve
yapımı ile uğraşıyoruz. Yedi tane var bunlardan beşinin tasarımını ben yaptım.
Bu korku ve zeka evleri son bir yıldır olan bir şey. Biz de arkadaşım Turgay
ile yeni bir proje üzerinde çalışıyoruz, labirent ev yapıyoruz. Fare
labirentini insan boyunda üç katlı bir binaya entegre edeceğiz. Tüm hazırlıklarımız tamamlandı, inşaatına başlayacağız.
-İlginç bir anın var mı?
-Genç bir çocuk gelmişti dükkana, koluna kız arkadaşının
ismini dövme yaptırdı, bir hafta sonra geldi üzerini kapattırıp başka bir isim
yazdırdı :) Gençler çok hızlı...
-Bir yandan sohbet edip bir yandan oyuncaklarla oynadık. Murat'ın atölyesine kesinlikle uğrayın. Çok ilginç şeyler bulacaksınız. Atölye Afyon sokakta kime sorsanız gösterir. Dükkan kalabalıklaştı ve bize yol göründü, Murat'a teşekkür edip Harika Şeyler'den ayrılıyoruz. Şehrin Yüzleri devam ediyor...
-Bir yandan sohbet edip bir yandan oyuncaklarla oynadık. Murat'ın atölyesine kesinlikle uğrayın. Çok ilginç şeyler bulacaksınız. Atölye Afyon sokakta kime sorsanız gösterir. Dükkan kalabalıklaştı ve bize yol göründü, Murat'a teşekkür edip Harika Şeyler'den ayrılıyoruz. Şehrin Yüzleri devam ediyor...



