Sayfalar

26 Aralık 2015 Cumartesi

Özümüzü Kaybettirmeyen Şehir

Sivas Şifaiye Medresesi'nin içerisinde çok kibar ve naif bir abimiz var; Ömer abi. Büyük kapıdan girdikten sonra ilerde sağda dükkanı var. Gümüş işleme, hediyelik ürünler, tesbih üretimi ve satışı yapıyor.

Ömer abiyle dükkanında tanıştık. Hemen buyur etti ve sohbete koyulduk. Bu projeyi tasarlarken tahayyül ettiğimiz ve aklımızdaki tam da buydu diyebileceğimiz bir sohbet oldu. Medreseye giderseniz Ömer abiye uğrayın, bir merhaba demeniz yeterli.


Anatolia Gümüş ve Tesbihbahane
Ömer ARSLAN
1971- Sivas




-          













-Neden bu işi yapıyorsunuz ve kaç yıl oldu bu işe başlayalı? İşinizi seviyor musunuz ?

-15-16 yıldır bu işi yapıyorum. baba mesleği. Sivas'a ve insanlara hizmet etmek için ticarete devam ettim. Her sabah kalktığımda bir an önce işime kavuşmak için her hazırlığımı yarım yapıyorum. İşimi çok seviyorum. Zevkli bir iş, keyif alarak yapıyorum.


-Bu işi yapmasanız hangi işi yapmak isterdiniz ?

-İşimden memnunum. yine bu işi yapardım. insanlara hizmet etmek, yardımcı olmak, tatlı dille güler yüzle insanların gönlünde taht kurmak her şeyden önemli. Ticareti insanlarla iletişimde bir aracı olarak görüyorum ben. Onlarla sosyolojik ve psikolojik açıdan karşılıklı bir şeyler yaşamak her şeyden güzel.




-Bu şehirden beklentileriniz nelerdir ?

-Şehrimiz çok eski medeniyetlere misafirlik etti. Selçuklu olsun Osmanlı olsun Cumhuriyet dönemi olsun çok güzel kararlar alınmış bir şehir. Fakat bugün şehrimizin hakkettiği noktada olduğunu düşünmüyorum. Devletimiz daha kalıcı yatırımlar yaparak ve yöneticilerimiz de daha mantıklı girişimlerde bulunarak bu şehirde insanları tutmaları gerekiyor. Gereksiz prosedürlerle insanları uzaklaştırmamalılar. Göçe son verirsek şehrimiz daha da güzel yaşanılacak bir yer olur.



-Bu şehri seviyor musunuz ?

-Biz farklı illerde de bulunduğumuz için şehrimizi özlüyoruz ve arıyoruz. Sivas dışında olan birçok insan da biz böyle tarihi mekanlarda olduğumuz için geldiklerinde özlemlerini dile getiriyorlar.

-Bu şehirde olmasanız hangi şehirde olmak isterdiniz ?

-Sivas'ta olmak bana yetiyor. Sivas halkı Sivas'a çok bağlıdır. Özellikle uzaklarda yaşayanlar gurbetçiler gidelim bir sılayı rahim yapalım derler.

-Sizce bu şehrin insanları mutlu mu ?

-Yerli veya yabancı birçok insan buraya gelir. Tarihle birlikte iç içe olan bir sürü soru sorarlar bize. Mutlu olup olmadıklarını bizlerle paylaşırlar. Benim naçizane düşüncem Sivas'ta yaşayan insanların birçoğu mutludur. Çünkü herkesin bir planı programı var, serseri mayın gibi etrafa çarpmıyorlar. Her insan evinden çıktığı zaman yapacak bir meşguliyeti var.

-Hobileriniz var mı ? Boş zamanınız oluyor mu ?

-Yirmi dört saat çalışsak yirmi beşinci saati ararız. Bizim bu işler ince işlerdir. Sevgini zamanını her şeyini vermelisin çünkü. Eğer olmuş olsaydı zamanım elbette aktivitelerde bulunmak isterdim

-Sizce ne gibi aktiviteler olmalı Sivas'ta ?

-Ben hep sanata değer vermişimdir. Sanat haricinde de dil kurslarına çok önem vermeliyiz. Bizim gibi tarihi yerlerdeki insanlar farklı diller konuşabilmeli.  Spor aktiviteleri arttırılmalı.


-Sivas'ın tarihi mekanlarının bu şekilde restore edilip halka sunulması hakkındaki düşünceleriniz nelerdir ?

-Bu tarz yerler ecdadımızdan bize bizden de bir sonraki nesillere aktarılması gereken miraslardır. Buralar önceleri rehabilitasyon merkezleri olarak kullanıldı ve bazı kesimler aslına saygı duyarak o şekilde kullanılmasını söylemekte. Ancak günümüz teknoloji çağı ve birçok güzel hastahanelerimiz mevcut. Buralarda bir ısınma su gideri dahi yapılamıyor. Bizler buralarda geçiciyiz. Bu mekanların sahipleri değiliz. Sadece kiracılarız. Halkımız bizim bu hizmetlerimizi inceleyip sorgulayıp istek ve şikayetlerini bildirmeliler ki bizler de bu doğrultuda hizmetlerimize devam edebilelim. Birlik içinde olursak bu güzel miraslara daha iyi sahip çıkma fırsatını yakalamış oluruz.

-Son olarak sizce şehrin tanıtımı yeterince yapılıyor mu ?

-Kesinlikle hayır. Öncelikle daha güzel hayaller kurup sosyaliteler oluşturmalıyız. Daha çok kitleler toplayıp bu havayı solumalarını sağlamalıyız. Genç girişimcileri destekleyip bir adım daha yukarı çıkmanın yollarını aramalıyız. Maneviyatımıza saygılı olmalıyız. Sivasımız'da bir çok türbe mevcut. İstanbul'daki gibi eserlere gösterilen saygı buralarda da olmalı. Sivas çok çok iyilerine layık…

-Ömer abiye tatlı sohbetinden dolayı teşekkür edip bu güzel mekandan ayrılıyoruz. 
Şehrin Yüzleri devam ediyor...

25 Aralık 2015






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder